Türkiye Denizel Hassas Alanlarını Belirliyor

25.05.2010
2010 Uluslararası Biyolojik Çeşitlilik Yılı kapsamında Türkiye Denizel Hassas Alanları belirleme çabalarını hızlandırıyor. “Türkiye’nin Deniz ve Kıyı Koruma Alanları Sisteminin Güçlendirilmesi Projesi” kapsamında “Denizel Hassas Alanları Belirleme Çalıştayı” 20-21 Mayıs 2010 tarihlerinde Muğla’da düzenlendi.

2010 Uluslararası Biyolojik Çeşitlilik Yılı kapsamında Türkiye Denizel Hassas Alanları belirleme çabalarını hızlandırıyor.“Türkiye’nin Deniz ve Kıyı Koruma Alanları Sisteminin Güçlendirilmesi Projesi” kapsamında  “Denizel Hassas Alanları Belirleme Çalıştayı” 20-21 Mayıs 2010 tarihlerinde Muğla’da düzenlendi.

İlgili kamu kurumları, yerel yönetimler, üniversiteler, ulusal ve yerel sivil toplum kuruluşları ve uluslararası kuruluşlardan 72 uzman, kriter ve standartlara dayanarak denizel hassas alanları (mutlak koruma ve tampon bölgeleri) tanımlamak, hassas alanlar içerisinde deniz turizmi, balıkçılık gibi hangi potansiyel faaliyetlerin yapılıp yapılamayacağını ve Akdeniz ve Ege Kıyılarındaki diğer potansiyel Deniz ve Kıyı Koruma Alanlarını (DKKA) belirlemede kullanılacak denizel Boşluk Analizi çalışması için temel parametreleri ortaya koymak amacıyla bir araya geldi.

Çalıştayın çıktıları, ulusal strateji ve eylem planında yer alacak Türkiye’nin DKKA sisteminin genişletilmesine ve böylece denizel biyolojik çeşitliliğin korunmasına katkı verecek. Proje kapsamında, DKKA’nın kurulması ve/veya güçlendirilmesi ile Türkiye’nin denizel ekosistemlerinin çevresel sürdürülebilirliği sağlanacak. Aynı zamanda, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) Akdeniz’deki Genel Balıkçılık Komisyonu tarafından Akdeniz Havzası için tanımlanan “Balıkçılığa Kısıtlı Alanlar” sisteminin genişletilmesi ile sürdürülebilir bir balıkçılık yönetimi de sağlanacak.

Çalıştayda açılış konuşmasını yapan Özel Çevre Koruma Kurumu (ÖÇKKB) Başkanı Ahmet Özyanık, Türkiye’nin denizel ekosistemlerinin korunması için çalıştayın çok önemli bir adım olduğunu vurguladı. Özyanık, sistematik bir yaklaşım benimseyerek proje ile Türkiye’deki DKKA’nın uluslar arası standartlara uygun olarak kurulacağını ifade etti. Bu ulusal çerçeve ile DKKA’nın etkin yönetiminin ve sürdürülebilirliğinin sağlanacağını ekledi.

Çalıştay sonunda düzenlenen teknik gezide katılımcılara, Gökova Özel Çevre Koruma Bölgesi’nde önerilen potansiyel hassas alanlardan biri olan “Balıkçılığa Kısıtlı Alanlara” yönelik bilgi verildi. Teknik gezide, bu alanların seçiminde ekonomik balık türlerinin yumurtlama alanlarını ve su ürünleri kooperatiflerinin sürece dahil edilmesini içeren bir yöntem izlendiği bilgisi verildi. Su ürünleri kooperatiflerinin böyle bir gelişmede etkin yer alması ve olumlu sonuçlar elde edilmesi açısından Türkiye’de bir ilk gerçekleşti. Bu nedenle, aynı yöntem benzer DKKA’nda tekrarlanabilir. Çalıştayın sonuçları, UNDP Türkiye ve ÖÇKKB internet sayfalarında paylaşılacaktır.

Türkiye’nin Deniz ve Kıyı Koruma Alanları Sisteminin Güçlendirilmesi Projesi ulusal deniz ve kıyı koruma alanları sistemini güçlendirmeyi ve etkin yönetimini kolaylaştırmayı amaçlıyor. Proje, Küresel Çevre Fonu (GEF) mali desteğiyle, Çevre ve Orman Bakanlığı Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı (ÖÇKKB) tarafından; Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü ile Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü ortaklığında yürütülüyor. Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Türkiye projeye ve proje ortaklarına teknik destek sağlıyor. 2013 yılına kadar devam eden proje, Türkiye’de Deniz ve Kıyı Koruma Alanları Sistemini güçlendirerek denizel biyolojik çeşitliliğin korunmasına katkı sağlayacak.